Sohbet Forum - Türkçe Forumlar ve Eğlence Forum Siteleri

SB Yönetim İletişim Sohbet Radyo Anasayfa

Geri git   Sohbet Forum - Türkçe Forumlar ve Eğlence Forum Siteleri > >

Rastgele Günün Sözü:
Sohbet SB Mobil Uygulama



Kullanıcı Etiket Listesi


 
 
Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
Alt 25.09.16   #1
Kullanıcı Profili
Emre
 Emre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kalp Kendinlik bozukluğu

Kendinlik bozukluğu


Kendinlik bozukluğu

Bütün kişilik bozukluklarının temelinde kişinin “kendi gibi” olamaması yatar.

Ünlü Psikolog James Masterson bunu “kendinlik bozukluğu” olarak adlandırmıştır.

Birçok kişi, kendi gibi olmayı, kuralsız, sınırsız, ilkesiz olmak zanneder. Hâlbuki kuralsızlık ve sınırsızlık kendi gibi olmanın değil, kendi gibi olamamanın en belirgin özelliğidir.

Kişi, belirli kurallar içinde var olabiliyorsa ancak o zaman kendi gibi olmayı becerebilir.

Nasıl mı?

İsterseniz baştan başlayalım…

Kendi gibi olmak, kişinin, yaratılıştaki özelliklerini kaybetmemiş olması hâlidir. Bir başka deyişle, “fıtrat ve mizacına” ait özelliklerle yaşayabilmesidir.

Fıtrat nedir?

Fıtrat, türünün özelliğini barındırmaktır…

Örneğin kuşlar uçar, cik cik eder. Bu, “kuş fıtratının” bir özelliğidir.

Kediler miyavlar, farelerden rahatsız olurlar. Bu da “kedi fıtratının” özelliğidir.

İşte bunun gibi, insana ait ortak özelliklere “insan fıtratı” diyoruz.

Örneğin insan fıtratında, sevme, sevilme ihtiyacı vardır. Mahcubiyet ve utanma duygusu vardır.

Sevdiğinden ayrıldığında kendini kötü hisseder insanlar, sessizleşir, depresyona girerler.

Bir hata yaptıklarında, yüzleri kızarır, mahcup olur, utanırlar.

Fıtrata ait özellikler aynı zamanda o türün “sınırlarını” belirler.

Kediler âşık olamaz, evlenmeyi düşünmezler. Kuşlar bir hata yaptıklarında yüzleri kızarmaz, birbirlerine karşı mahcup hissetmezler örneğin.

İnsan fıtratının en temel özelliklerinden biri de, “insan iyidir…” Hiçbir insan doğuştan kötü değildir, katil olarak dünyaya gelmemiştir örneğin. Hiç kimsenin kanında eşkıyalık yoktur.

İnsanın katil olması, eşkıyalık yapması fıtri değil, “fıtratın bozulmasının” bir sonucudur.

İnsanın, temel insani özellikleri barındırması, bir sınırsızlık, kuralsızlık içinde yaşamayı değil, içten gelen ve oldukça keskin sınırları barındırır.

“Kendi olmayı” tam anlayabilmek için bir de “mizaç”tan bahsedilmesi gerekir.

Fıtrat, “türe ait” ortak özellikler diye tanımlanırken, mizaç, “bireye ait” özelliklerdir.

Örneğin, kiminin mizacı sakindir, kimisi cıvıl cıvıl… Kimi resim yapmayı sever, kimi müzik dinlemeyi… Her insan ayrı bir mizaca sahiptir.

Bütün bu bilgilerden sonra tekrar başa dönecek olursak, “kendi gibi olamama” kişinin fıtrat ve mizaç özellikleri ile yaşamasına izin verilmemiş olması ile oluşan bir “kendinlik bozukluğudur.” Neşeli, sempatik, heyecan dolu bir çocuğu, “Bu çocuk çok şımarıyor” diyerek baskı altına alıp, sessiz, sakin hâle getirmek, o çocuğun terbiye edilmişliğinin değil, mizacının bozulmuş olmasının bir işaretidir.

İşte bundan dolayı, gelişim döneminde aşağılanmaması, kızılmaması, incitilmemesi gerekir ki, çocuk mizacını dışa vurmaktan ürkmesin, utanmasın, sıkılmasın.

Ödevini yapmayan öğrencisini sınıf içinde mahcup etmekten çekinmeyen bir eğitici, belki bir dahaki sefere çocukların ödevini yapmasını sağlasa da, çocuğun içinde, sadece insana has, insan fıtratının çok kutsal bir özelliği olan, “utanma duygusunu” yok eder de farkına bile varmaz.

Çocuğunun kabahatini yüzüne vurmakta sakınca görmeyen, onu, parmak sallayarak cezalandırmayı marifet zanneden anne babalar, belki, çocuklarını daha az kabahat işler hale getirseler de, aşağılanmışlığın insan fıtratında yok ettiği, “mahcubiyet duygusunu” kaybettirdiklerini farkına bile varmazlar.

Yapılan çalışmalar göstermektedir ki, kişilik bozuklukları, çocukluk döneminden itibaren başlayan çocuğun kendi gibi olamama hâlinin, yetişkinlik yıllarında, başka bir kişilik içinde yaşamaya çalışma bunaltısından başka bir şey değildir.

Çocuk, ancak kendi gibi olmasına izin verildiği kadar kişilik sahibi olacak, kendi gibi olmasına izin verilmediği kadar sahte bir kimlik üretecektir… Kişinin ürettiği bu sahte kişilik ile kendi mizacı arasındaki çelişki kadar da bunaltı yaşayacaktır.

İşte bu, “kendinlik bozukluğu” dur...

kaynak:Adem Güneş - Ana Sayfa



İşlemler


Emre isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
 

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu Anki Saat: 05:06

SohbetForum.ORG, en iyi Google Chrome ile dolaşılır.



SohbetForum.ORG Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
bir SohbetBurada markasidir. Sohbet Designed by core
Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.37 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2020 DragonByte Technologies Ltd.
Kuruluş: SohbetForum.ORG © 2017
Kurucu (Owner): ORHAN & OKAN
CEO: core

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan SohbetForum.ORG Forum, Haber ve Güncel Paylaşım Platformu Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. SohbetForum.ORG sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde SohbetForum.ORG yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.